2025’in Yıldızı Parlayan 7 Yeni Dizisi

Bayılıyorum! 300 gün öncesine gitmeye, dün gibi yaşanılmış hissi veren anları hatırlamaya.

2025’in hediyesi olabilecek on dizi seçmek çok zor olmadı, acayip de işler olmadığı için. Tabii bazı dizilerin koltuğa biraz daha gömülüp “bir bölüm daha” dememe neden olduğunu da es geçemem. The Pitt, Task ve birkaç güçlü iş daha, bu yılın dizi hafızasını şekillendiren yapımlar arasında önde gidiyor.

Bakmak isterseniz 2025’in yıldızı parlayan filmleri yazısının da linkini buraya ekliyorum.

Not: Diziler, sıralama olmaksızın yazıldı.

1- Task / HBO MAX

FBI’nın iç yüzünü karanlık ve sert bir dille anlatan bu suç draması, yıl içinde severek izlediklerimden oldu. Mark Ruffalo’nun (Temsili olarak Ruffalo’yu yazdım ama bütün oyuncular şahane) performansı ve karmaşık yaşanmışlıklarla örülü yapısı, Task’ı yılın en çok ilgi gören polisiye dizilerinden biri haline getirdi. 

İlk bakışta klasik bir suç dizisi gibi görünse de, birkaç bölüm sonra bunun çok daha fazlası olduğu anlaşılıyor. Dizi, FBI içindeki özel bir birimin yürüttüğü karmaşık soruşturmaları merkezine alırken, asıl odağını güç, vicdan ve sistemin gri alanlarına çeviriyor.

Task, kolay tüketilen değil ama karşılığını fazlasıyla veren bir dizi. 2025’in “yüksek sesle bağırmayan ama uzun süre akılda kalan” işlerinden biri oldu bence.

2- The Chair Company / HBO MAX

The Chair Company, 2025’in en sinsi dizilerinden biri. Bir şirketin, bir ürünün ve kurumsal dünyanın steril dili altında yatan güç ilişkilerini didik didik eden dizi; ofis koridorlarında geçen küçük anların nasıl büyük çatlaklara dönüştüğünü gösteriyor. Tim Robinson’ın o meşhur mizahını sevenler için tam anlamıyla bir keyif işi. Robinson bu kez, sakin bir aile babası ve beyaz yakalı çalışan Ronald olarak karşımızda. Her şey, ofiste yaşanan utanç verici bir kaza ve bu kazaya sebep olan o sandalye ile başlıyor.

3- Pluribus

Yıldızı parlayan başlığının hakkını veren bir iş. Pluribus kadar kaç dizi konuşuldu bu yıl!

Breaking Bad ve Better Call Saul’un ardından, Vince Gilligan’ın yeni dizisi için beklentiler doğal olarak çok yüksekti. Beklentileri karşıladı mı tartışılır ama “mecbur izleyeceğiz” dizilerinden biri olduğu kesin.

Akmıyor ama neyse!

Apple TV+’ta yayınlanan dizinin merkezinde Carol var. Rhea Seehorn’un — bu rol için özel olarak yazılmış — performansıyla hayat verdiği Carol, mutsuz bir roman yazarı. Dünyanın %99,9’unu ele geçirip insanları mutlu, uyumlu bir “kolektif bilince” dönüştüren bir “uzaylı virüsüne” karşı ise tamamen bağışık. Herkesin huzurla teslim olduğu bu yeni düzende, Carol mutsuz kalabilen nadir insanlardan biri.

4- The Studio

The Studio, Seth Rogen’ın Hollywood’un kalbine bıraktığı eğlenceli kaoslardan biri. Apple TV+’ta yayınlanan bu dizi, kazandığı rekor sayıdaki Emmy’yi sonuna kadar hak ediyor. Asıl parlayan şey ana kadro. Dizinin en keyifli yanlarından biri de, anlattığı dünyayı biçimsel olarak da sahiplenmesi. 

5- Dying for Sex

Dying for Sex, ölümü merkeze alırken hayatla ve özellikle arzuyla kurduğumuz ilişkiyi yeniden düşünmeye davet ediyor.

Dizi, kanser teşhisi aldıktan sonra hayatını “doğru yaşamak” fikrini baştan yazmaya karar veren bir kadının yolculuğunu anlatıyor. Ana karakter için seks burada provokatif bir başlık değil; kontrol, merak, özgürlük ve var olma hissinin bir aracı. Ölümün kesinliğiyle yüzleşirken, bedeniyle ve istekleriyle yeniden bağ kurmak istiyor.

Ana karakteri Michelle Williams canlandırıyor ve performansı dizinin duygusal omurgasını adeta tek başına ayakta tutuyor. 

6- Adolescence / Netflix

Adolescence, 2025’in yalnızca en çok konuşulan değil, aynı zamanda en çok ciddiye alınan dizisi oldu denebilir. Öyle ki mesele ekranla sınırlı kalmadı; ortaöğretimde (İngiltere için) izletilmesi gerektiği söylendi.

Dizi, sınıf arkadaşını öldürmekle suçlanan 13 yaşındaki Jamie Miller’ın hikâyesini merkeze alıyor. Hikâye kadar sarsıcı olan şey ise dizinin bakışı: kolay cevaplar vermiyor, suçlu aramaktan çok bir sistemin nasıl sessizce çöktüğünü gösteriyor.

Başrolde, diziyi Jack Thorne ile birlikte yazan Stephen Graham var ve evet, döneminin en güçlü oyuncularından. Zor bir konu, cesur bir anlatım, kusursuz oyunculuklar…

7- The Pitt / HBO MAX

The Pitt, 2025’in incilerinden. Parlak repliklerle ya da dramatik numaralarla değil; zamanın kendisiyle etkiliyor. Pittsburgh’daki bir acil serviste geçen dizi, tek bir vardiyayı neredeyse gerçek zamanlı bir yoğunlukla izleyiciye yaşatıyor.

Noah Wyle, yılların deneyimini ve tükenmişliğini aynı bedende taşıyan başrol performansıyla dizinin temelini kuruyor. Etrafındaki kadro ise “yan karakter” hissi vermeden, acilin kaotik ritmini onunla birlikte taşıyor. Her biri kısa anlarda bile iz bırakıyor.

Diğerleri:

Bu başlıkta ise izleyip emek verdiğim ama öyle acayip vurulmadığım ve henüz izleme fırsatı bulamadığım listemde olan 2025’in diğer yeni dizileri var.

The Lowdown

Down Cemetery Road

North of North

All Her Fault

Apple Cider Vinegar

Common Side Effects

Am I Being Unreasonable?

Dope Thief

What It Feels Like For a Girl

Yeni Sezonuyla 2025’in İyilerinden Olan Diziler

  • Severance
  • Hacks
  • Andor
  • Slow Horses
  • Platonic

Be the first to comment

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir