7 Adımda Uluslararası Çikolata Festivali

7 Adımda Uluslararası Çikolata Festivali

20 Nisan’da başlayan ve 23 Nisan’da da son bulacak olan Uluslararası Çikolata Festivali, Sirkeci Garı’nda gidip dahil olmanız için sizleri bekliyor.

Festivalin ilk günü yağan yağmurda ıslana ıslana alana gittim, gözüme kestirdiklerimi de aşağıda paylaşıyorum.

Festivalin giriş alanı

1)Nerede bu akan çikolata şelaleleri?

Açıkçası festival alanına gitmeden önce her köşeden bir çikolata çıkacağını, “çikolata havuzunda” yüzeceğimi düşünmüştüm. Tam öyle olmadı ama olmadığına da sonradan sevindim. Etkinlikten, çikolata görmekten midem bulanmadan ayrıldım. Çikolata ile hala keyifli bir ilişkimiz var.

Ama tabii daha çok artizan çikolatacı görmeyi beklerdim. Son yıllarda butik çikolatacı sayısının günden güne artmış olmasının da etkisiyle, farklı farklı bir dünya çikolata markası görsek daha iyi olabilirdi.

 

Söyleşi alanı

2)Atölyeleri kaçırmayın

Çikolata Festivali’nin daha güçlü duran yanlarından biri de dolu dolu hazırlanmış olan programı. Çikolata yapım atölyelerini bu ölçüde kaçırmamanızı tavsiye ederim.

Mesela 21 Nisan Cuma  gününün öne çıkanları benim için şöyle;

14:45-15:05
Çikolata’nın Yerli Tarihi Belgesel Gösterimi
“ Tadı Hep Damakta: Çikolata”

17:05 – 18:05
“Glutensiz Çikolatalı Tarifler” atölyesi
NUSTIL Yöneticisi Ebru Erdoğan

 

22 Nisan Cumartesi ise;

12:00 – 13:30
“Raw ve Alkali Beslenme” konulu söyleşi ve
“Raw Çikolata Yapımı” atölyesi
BOZAYI – Müge Boz

17:40 – 18:40
“Mutluluk İçin Çikolata” konulu interaktif atölye
MAROON CHOCOLATE – Seda Girit

 

23 Nisan Pazar ise;

13:00 – 14:00
Çikolatalı Lezzetler Atölyesi
USLA Akademi Şefi Cenk Akkaya

16:20 – 17:20
Çikolata ve Çay: Büyülü Eşleşme, Lezzetli Birliktelik” konulu söyleşi
MITZA – Çağla Yılmaz

 

Programın detaylarını şuradan da görebilirsiniz.

3)Karnı acıkanlara

Çikolata yemekten içiniz bayılmış olabilir (gerçi her stantta sınırsız çikolata tadımı olmadığını da belirteyim) ya da festival alanına aç karnına geldiyseniz koşa koşa gitmeniz gereken yer belli ; Auteur.

Auteur Mutfak, sandviç yemeye bayılan ben için her daim biçilmiş kaftan. Ne yapsalar yerim.

“Biz ne yiyelim?” diye fikrimi soracak olursanız da, pancarlı ton balıklı mini sandviçi es geçmeyin derim. Bir de çikolatalı ekmek, fındık ezmesi desem? Sıcak sıcak servis edildiğinin de altını çizsem. Onu da götürün ayak üstü.

Bir de eve götürmelik küçük kavanozları es geçmeyin. Kırmızı Soğan Reçeli ya da Elma Chutney  benim için kalpleri hak edenlerden.

 

 

4)Kahve kokusuna doğru

Kahve ve çikolata aşkına gönül vermek isteyenlere ilk önerim “İyi Kahve Sokakta” diyen Manivela olacak.

Sonrasında da vagonlardan birin de keyif yapmak isterseniz diye Kurukahveci Mehmet Efendi tercih edilebilir.

5)Peki, ya alışveriş?

Festivalden, çikolata alışverişi yapmadan dönmek olmaz. Deneyip, tadından memnun kaldığınız çikolatayı satın almanız da mümkün.

Çikolata alışverişinin haricinde hangi standlara uğramalı?

 

Koşa koşa ilk iş olarak gideceğiniz stand Wohha olmalı. Tabaklarına olan düşkünlüğüm yükseklerde gezmekte.

Sonra ise The North Fox’a geçip, uzun uzun zaman harcamaya başlayabilirsiniz. Çanta, kulaklık toplayıcısı ya da benim gibi bir yeğen bekleyenler için 3-4 aylık bebekler için deri ayakkabı. Seçim sizin …

 

6)”Hangi standları es geçmeyelim?”

Damağınızı şaşırtmak ve denemediğiniz lezzetlere ulaşmak istiyorsanız, yolunuzu önce Bozayı’ya düşürebilirsiniz. Ben çok başarılı buluyorum. Beyaz şekersiz çikolata konusunda sarıp sarmalanmayı hak ediyorlar.

Sonra ise Maroon Chocolate isabetli bir seçim olacak. Maroon Chocolate’ın atölye çalışmalarına da katılabilirsiniz. Programı iyice gözden geçirmenizi öneririm.

Ve bir de kesinlikle Jacqueline Cookies, kalbinizi çalmak için sizi hazır da bekleyenlerden. Cookie konusunda kendinizden geçmeniz mümkün çünkü.

 

7)Sirkeci Garı

Gitmek için en geçerli sebeplerden biri de kuşkusuz ki Sirkeci Garı! Tarihi atmosferi, bir bankta uzun uzun oturup vakit geçirme isteği uyandırıyor.

 

Son notlar;

İlk giriş cümlelerinde yazdığım gibi Çikolata Festivali’nin çikolata görmekten bıkacağım, yoğun çikolatalı bir ortam olacağını düşünerek gitmiştim.

Bunun da sebebi biraz Kahve Festivali biraz da Fransız Sarayı’nda gerçekeleşen Tatlı Günü.

Çünkü mesela Kahve Festivali, içimizden dışımızdan kahve çıkmasını sağlayan bir yoğunlukla karşımıza çıkıyor hep ve nedense insan, festivalin ana temasına dair büyük-küçük tüm markaları göreceğini düşünüyor.

Bu bir ön yargı tabii, Çikolata Festivali stand açısından daha butik kalmayı tercih edip, atölye çalışmalarına ağırlık vermiş gibi duruyor.

Ama bence adının hakkını verip içeride daha çikolatacı olmalıydı! Ve tadım yapabilmek için de para vermek gerekmemeliydi bence. İçeri giriş için alınan ücret bir nebze böyle dengelenmeli diye düşünüyorum.

 

 

 

 

Be the first to comment

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir