Baristalar ve Müşteriler Arasında Geçen Tipik 11 Konuşma

Baristalar ve Müşteriler Arasında Geçen Tipik 11 Konuşma
Bu yazıyı bir çeviri olarak paylaşmaya hazırlanırken, sevgili Berna’nın (çeviriyi gerçekleştiren ve uyarlayan tatlı insan) barista geçmişi olduğunu öğrenince de kişisel yorumlar çerçevesinde olay yeniden yorumlandı ve işin rengi biraz değişti.
Biraz onun bakış açısı biraz da yaşanan genel sıkıntılar ve diyaloglar.
“Saçınızı başınız yolmamaya çalışın” diyor…
İşte başlıyor!

“Hizmet sektöründe çalışanın halinden hizmet sektöründe çalışan anlar!!
Tabii eğer bir de yeme-içme sektöründeyseniz,  belki de cımbız ile seçilmiş birbirinden ilginç insanlar ile karşılaşmanız kuvvetle muhtemel…
Ve evet bu iş size bazen bir annede bile bulunmayan bir “sabır” anlayışı kattığı su götürmez.
Bence de kesinlikle bir Oscar heykelciğini hakediyorsunuz.”
Not: Eğer daha önce barista olarak çalışmadıysanız, lütfen bu yazıyı okuduktan sonra baristanızı daha çok sevin.
Bir kahve alabilir miyim?
Sade bir kahve ile yanına yanaştığınızda, latte’sinin nerede kaldığını öğrenmek isteyecektir ve tabii ki siz, “eğer bir latte istemiş olsaydınız, elimdeki sade bir kahve olmazdı aslında” demeyecek, “hemen getiriyorum” diyerek sade kahveyi mola da içerim düşüncesiyle oradan uzaklaşmalısınız, çünkü müşteri her zaman haklıdır.
Kahvesinin buz gibi olduğundan dert yananlara ne demeli?
 
Arkadaşlarıyla canhıraş dedikoduya dalıp 20 dk önce masasına gelen kahvesini unutup, sonra da kahvesinin soğukluğundan dert yananlardan bahsediyoruz, “tabii ki 20 dk bekleyen bir kahvenin buz gibi olabileceğini anlamak için kendini bilime adamana gerek yok” yerine,  “hemen kahvenizi yeni, sıcak ve ücretsiz ve yeni olanıyla değiştiriyorum” demeniz, kariyeriniz için iyi, akıl sağlığınız için kötü olsa da, müşteri her zaman haklıdır.
Kahve kurtları var bir de…
 
Müşteri: Bir Americano alabilir miyim lütfen?
Barista:  Tabii ki, kısa çekim? Uzun çekim?
Müşteri : Anlamadım?
Barista: Sert mi, yumuşak içim mi ister misiniz demek istemiştim?
Müşteri: Tabii ki biliyorum, geçen senemi İtalya’da geçirdim, beni hayal kırıklığına uğratmayacak bir kahve alabilir miyim lütfen?
Soya sütlü, ‘şekersiz’ fındık aromalı duble ekstra shotlu bir kahve lütfen?
 
Hepsi bir kahve içinde mi olsun? Yoksa ayrı ayrı mı? yani şey…
Kahvem bu sefer lütfen “sıcak” olsun.
Tüm eğitiminize rağmen evet, ideal süt sıcaklığı ve iyi kahve mi? Yandığı için, eğitmeninizin neredeyse başınızdan aşağı döker gibi çöpe attığı o sütler meğer bu tür müşteriler içinmiş. Açıklama yapmaya çalışmayın hiç, herkesin öğrenme vakti vardır, hem belki de kahve sevmiyordur, sadece sosyal içicidir.
Kesinlikle ne istediğinden emin olanlara ne demeli? 
Aslında hiç bir fikri olmayanlardan bahsediyoruz tabii ki de, bir macchiato lütfen!! Gerçekten sert kahve size göre değilse, köpüklü olmasına rağmen bile machiato size sert gelecektir, lütfen zamanlarımızı boşa harcamayalım ama artık…
 
Tartışmak mı bu benim işim dostum!!
Sizden kesinlikle kahve rica etmediklerinden emin olabilirsiniz. Olsa olsa bu bir gerçek müşteri her zaman her yerde uzayda maddenin her hali biçiminde haklıdır testi olmalıdır…
Size sebzeli sandviçin içinde neler olduğunu en ufak detayına kadar, sosunun içindekileri bile en ince ayrıntısına kadar anlattırdıktan sonra, evet evet, sebzelerin nereden geldiği de dahil, kızartılmış kabağın olsa olsa, kızartılmış salatalık olduğunu mahkeme salonundaymışçasına iddia edenlerden bahsediyoruz. (hayır kesinlikle abartmıyoruz, metroda bir yerlerde saklanıyor bu tipler, birlikte gidip geliyorsunuz)
Ben beleşçi değilim, yani birazı beleş olsun bari dedim ama sadece?
 
Standart boy kahve siparişlerini iletip, ödemelerini de yaptıktan sonra, evet, tam o an, siz makineye yönelirken, kahvelerini “kendi” large boy muglarına bol sütlü rica edenlerden bahsediyoruz.
Ve size asla inanmayacak olanlar var!!!
 
Geçenlerde bir müşterimiz, kendi ürettiğimiz bir kilo çekirdek kahveyi iade etmek istediğini söyledi, (ağzı kapalı tek parça halinde sattığımız) iade nedeni olarak ise içindeki aromalara alerjisi olduğunu belirtti, çalışma arkadaşlarımdan biri ise bu durumun imkansız olduğunu, paketin içindekilerin sadece kahve çekirdeği olduğunu vs. çaresizlik içinde anlatmaya çalıştıysa da nafile, durumu baristamızın ona daha ılımlı bir şekilde anlatabileceğini umarak durumu baristamıza ilettiğimizde ise ipler tamamen kopmuştu, baristamız karnını tuta tuta gülmeye başladığında da müşteri , diyabetiği olan ve şeker istemeyen birisine bu şekilde gülebileceğinizi hiç sanmıyorum diye durumdaki haklılığını bize anlatmaya büyük bir ciddiyetle devam ediyordu, evet bize kesinlikle inanmıyordu…
 
 
BARİSTALAR VE MÜŞTERİLER ARASINDA GEÇEN TİPİK 11 KONUŞMA 
 
Be the first to comment

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir