Gerçekleri Konuşalım Diyen Aşk Filmleri

Kesinlikle, içerisinde komedi dozu olan romantik filmlere de bayılıyorum ama ilişkinin çeşitli evrelerine şahit olduğumuz ve biraz da üzerine düşündüğümüz aşk filmlerine de zaafım ayrı.

Genel olarak; acıklı, üzücü, kalp kıran aşk filmleri başlıkları altında kendine yer bulan bu filmler bence tam olarak öyle değil. Çoğu ilişkinin içinde barındırdığı şeyleri hatırlattığı için “gerçekler acıdır / acıtır” sınıfında galiba. Aşağıya, ağlamaya müsait olan filmler haricinde (tamam, aralara birkaç tane ağlamalı da sıkıştırdım), sevdiğim ilişki filmlerini yazdım. Liste daha uzayabilir tabii…

Marriage Story (2019) | Netflix

Ooo uzun diyaloglar, sohbetler, “bunu konuşarak çözebiliriz” inancı… En sevdiklerimden. Bir boşanma sürecinde gezinmek, izlerken o ilişkinin acı+tatlı anlarına şahit olmak ve asla bir daha uygulayamayacağın dersler çıkarmak. Noah Baumbach tarafından çekilen filmin başrolünde Scarlett Johansson ve Adam Driver yer alıyor.

Malcolm & Marie (2021) | Netflix

Malcolm & Marie

Tek mekan, tek bir gün ve bir adet çift. Gece başlıyorlar işte konuşarak çözme girişimine sonrasında olaylar konular mevzular. Filmin iki adet oyuncusu var ve onların uyumunu / enerjilerini çok sevdim. Zendaya ve John David Washington sözüm size. İkisinin de ayrı ayrı “üff, şu sahnede o çok iyiydi” dediğim yerler mevcut.

Like Crazy (2011)

Yeri bende ayrı olanlardan. Tam olarak bu başlığın karşılığı gibi bir şey. Acı, tatlı ve derin bir şey anlatılıyor. İlişkiyi hassasiyetle anlatan “Like Crazy”, genç bir aşkı o kadar özel bir şekilde anlatıyor ki… Anton Yelchin ve Felicity Jones, Los Angeles’ta okuyan üniversite öğrencileri olan Jacob ve Anna’yı canlandırıyor. Tanışma anlarından itibaren ortak olduğumuz ilişkiye, yıllar içerisinde bizde onlarla oradan oraya yol alıyoruz.

Jacob ve Anna, kaçınılmaz olana karşı asil bir şekilde mücadele ediyor; uzak ilişkiye!

Celeste And Jesse Forever (2012) | Netflix

Ah, çok sevdiklerimden! Özünde kalp kırıklığı yatabilir ama gülümsetiyor bir yandan da ve ilişkinin evrelerinde insanı gezdirip duruyor. Boşanma süreci / kararı ile uğraşan ve bırakmayı öğrenmeye çalışan sıra dışı bu çifte sevgilerimi yolluyorum. Başrollerinde Rashida Jones ve Andy Samberg yer alıyor. Jones aynı zamanda yaratıcı ekip tarafında.

Obvious Child (2014)

Listedeki keyif oranı yüksek filmlerden. Obvious Child için dürüst romantik komedi denebilir. Obvious Child’da Jenny Slate’in canlandırdığı Donna karakteri, Max adında bir adamla tek gecelik bir ilişki yaşar ve hamile kalır. Şimdi yüzleşmesi gereken gerçekler, ilişki kavramının nasıl bir şey olduğu gibi konular su üstüne çıkar.

Revolutionary Road (2008)

Acı verecek kadar gerçekçi olan filmlerden! Frank (Leonardo DiCaprio) ve April Wheeler’ın (Kate Winslet) hikayesi, dışarıdan bakıldığında, mükemmel görünüyor, arkadaşları herhangi bir sorunları olduğunu asla düşünmüyor ama aslında bir dizi engelle karşı karşıyalar. Meselelerini çözmek için devamlı mücadele ederken dışarıdan da mükemmel görünmek tam olarak hayatta karşılığı olan bir şey.

500 Days Of Summer (2009)

Hepimiz Tom ve Summer’ın sonsuz aşkla yaşamalarını diliyoruz ama konular nasıl gelişiyor, izleyip görmek lazım! Sevdiğimiz insanların bizi sevmemesi berbat olsa da, bunun dünyanın sona erdiği anlamına gelmediğini bilmek güzel.

Silver Linings Playbook (2012) | Netflix

Bu romantik komedi ve ciddi dram kombinasyonunda; Pat (Bradley Cooper) ve Tiffany (Jennifer Lawrence), ikisi de oldukça zor zamanlardan geçerken tanışırlar. Özel hayatlarında ayrı ayrı yaşadıkları sorunlarla mücadele, onları daha da yakınlaştırır. Bir ilişkinin sorunsuz gitmeyişinin tamamen normal bir şey olduğunu anladığımız filmlerden.

My Best Friend’s Wedding (1997)

Azıcık da gülümseme! Sevdiğimize sevdiğimizi söyleyelim. Julia Roberts’ın sahip olamayacağını isteyen bir kadın karakteri canlandırması, oldukça ilginç bir deneyim. Roberts, yanlış kişiye aşık olmanın göründüğü kadar zor olduğuna bizi ikna ediyor. Güldürürken düşündürüyor.

Two For the Road (1967)

Hem yol filmi hem de yıllara yayılan bir ilişki filmi. Evli bir çifti Güney Fransa’ya yaptıkları bir yolculuk sırasında 12 yıllık ilişkilerini incelerken seyrediyoruz. Film aşkı; bir anda ateşlenebilen ancak zamanla kaybolabilen dinamik bir duygu olarak tasvir ediyor. Audrey Hepburn ve Albert Finney başrolde.

 The Before series | Blu TV + Netflix

“Zaman bir aksın bakalım” denir ya hani, işte bu üç filmden oluşan seriyi izleyince zaman ne yapmış ne yapmamış görebiliyoruz. Ethan Hawke ve Julie Delpy’nin şahane kimyasını izlemek her zaman için seyir zevkini yükselten noktalardan. Jesse ve Céline; Almanya’da (Before Sunrise), Fransa’da (Before Sunset) ve Yunanistan’da (Before Midnight) buluşsun ve tartışmaları ne kadar ileri giderse gitsin, bu iki karakter ekranda her zaman çizgileri çok belirgin şekilde hikayelerine devam eder. Hollywood filmlerinde çoğaltılan samimi bir sohbetin, bu seride ayarlanmış dozunu izlemek, üç filmi daha da zamansızlaştırıyor.

La La Land (2016) | BeIN Connect

Ryan Gosling ve Emma Stone ikilisinin ekrandaki uyumu filmin enerjisinde önemli bir role sahip elbette. Los Angeles’ta kendi kariyerlerinde ilerlemeye çalışan bir piyanist ve bir aktris, birbirlerine aşık olurlar ve zamana yayılan ilişkileri de başlamış olur.

Manhattan (1979)

Aslında genel olarak Woody Allen filmleri başlığı da açılabilir ama en sevdiklerimden birini ekliyorum. Manhattan!

Manhattan’ı filmin içinde bir karakter olarak konumlandıran sahneler elbette ki, o diyaloglarla birlikte daha da güzelleşiyor. Genç bir kızla çıkan boşanmış bir televizyon yazarının hayatı, en yakın arkadaşının sevgilisine olunca daha da karmaşıklaşır.

Be the first to comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir