Netflix’te İzleyebileceğiniz Mini Dizi Önerileri

Konusu ne olursa olsun, çok fazla seçenek sunulması hiç bir zaman bayıldığım şeylerden olmadı. Başak burcunun getirdiği hal ve tavırdan ötürü de karar vermekte zorlanmak, içimde minik ızdıraplara yol açıyor.

Pandeminin bir sonucu olarak dizi+film izleme saatlerimin artması, yani Netflix ve türevlerinde geçirilen zaman genişliğinin büyümesi de yukarıdaki cümlenin pratik hali oluyor işte. İşte aşağıdaki önerilerde iki adet mikro konu başlığına sahip olduğu için kendime yaptığım “derli+toplu” bir izleme listesi 🙂

Netflix ve mini dizi başlıklarının kesişim kümesi olan “Netflix’te izleyebileceğiniz mini dizi önerileri” yazısı; izlediklerim ve izleme listemde olan yapımlardan oluşuyor.

Hafta sonunda bitirmelik mini dizi önerileri” yazısının linkini de buraya bırakıyorum.

The Eddy (2020)

Şu listeyi The Eddy’yi izledikten sonra yapmaya karar verdim aslında. Çok şahsına münhasır bir yapım. Standart bir bakış açısıyla bakmamak ve izlerken akışa kapılmak lazım bence. İlk iki bölümün içerisinde konu nereye varacak, galiba her bölüm farklı bir hikaye anlatılacak diye düşünürken üçüncü bölümde; duygusal yoğunluğu ve enerjisi yüksek sahnelerle son bölüme kadar düz gittim.

La La Land’in 2016’daki başarısından sonra Oscar ödüllü yönetmen Damien Chazelle, mini dizi The Eddy ile kalpleri bir kez daha çaldı. Kendisi, sekiz bölümden oluşan dizinin ilk iki bölümünü yönetti. The Eddy, Paris’in mahallelerinde geçiyor ve caz bar The Eddy’nin patronu olan ünlü caz piyanisti Elliot Udo’nun (André Holland) etrafında geçiyor. Akılda kalıcı ve eğlenceli sahnelere sahip olan dizi; müziğin iyileştirme ve insanları bir araya getirme gücünü kanıtlıyor. Dizinin yıldız oyuncu kadrosunu da yazıyorum; Joanna Kulig, Tahar Rahim, Leïla Bekhti, Benjamin Biolay ve Amandla Stenberg.

Unorthodox (2020)

2020 yapımı Netflix dizisi Unorthodox

Deborah Feldman’ın gerçek hayat hikayesinin anlatıldığı dizi, dört bölümden oluşuyor. Hasidik Yahudi bir kadının, görücü usulü evliliğinden kaçıp yeni bir hayat kurma mücadelesini anlatıyor. Keskin ve çarpıcı.

Unbelievable (2019)

Gerçek bir hikayeye dayanan dizi, sekiz bölümden oluşuyor. Tecavüze uğradığına dair yalan söylemekle suçlanan genç bir kadının hikayesi. Kaitlyn Dever ve Toni Collette izlemek ne güzel!

When They See Us (2019)

İçimin çok kararacağını hissettiğim için birinci bölümü izleyip kapatmıştım ama yeniden başladım. Gerçek bir öyküye dayanan dizi, Central Park Five, 1980’lerde haksız yere acımasız bir saldırı ile suçlanan ve delil olmamasına rağmen hapsedilen beş Afrikalı Amerikalı gencin hikayesi. Dört bölümden oluşuyor.

Black Earth Rising (2018) 

Sekiz bölümden oluşan diziye I May Destroy You izledikten sonra başlamıştım. Başrolünde Michaela Coel yer aldığı için bodoslama girdim. Dizinin her yerinden güçlü kadın karakterler fışkırıyor. Atmosferi, anlattığı hikaye, oyunculuklar çok etkileyici geldi.

The Queen’s Gambit (2020)

2020 yılının en çok ilgi gören Netflix yapımlarından biri. Altın Küre Ödülleri’nde topladığı ödüllerle 2021 yılında da adından konuşturmaya devam ediyor. Dizi Walter Tevis’in aynı adlı romanına dayanıyor. 1950’lerin ortalarından başlayıp 1960’lara doğru ilerleyen hikaye; duygusal sorunlar, uyuşturucu ve alkol bağımlılığı ile mücadele ederken dünyanın en büyük satranç oyuncusu olma yolunda ilerleyen kadın bir satranç dahisini anlatıyor. Beth Harmon karakterine hayat veren Anya Taylor-Joy için de kalpler.

Russian Doll (2019)

Nadia karakterine hayat veren Natasha Lyonne, bu dizideki oyunculuğu, karakterin stiliyle hafızama yerleşti, güzelce oturdu. Bu arada dizinin ikinci sezonu da gelecekmiş ama o gelene kadar mini dizi tadında düşünmeye müsait bir hikaye örgüsü var. Hatta ikiye gerek var mıydı, bilemedim!

Her öldüğünde ve hikayesinin defalarca yeniden başlatıldığı çatı katındaki banyoya geri döndüğünde, aynı şarkıyı duyuyoruz, Harry Nilsson / “Gotta Get Up”. Sekiz bölümden oluşuyor.

Girlboss (2017)

Mini dizi olarak yola çıkmayan ama tek sezonda kalan, tam hafta sonu bitirmelik, eğlenceli bir kadın karaktere sahip dizi. Alışveriş sitesi Nasty Gal şirketinin kurucusu Sophia Amoruso’nun hayatını anlatan dizi, toplam 13 bölümden oluşuyor. Bölüm süreleri de 26 dakika olduğu için hoop diye bitiyor.

Self Made: Inspired by the Life of Madam C.J. Walker (2020)

Kendini Amerika’nın ilk kadın milyoneri yapan bir saç bakımı imparatorluğu kuran, çığır açan Afrikalı Amerikalı girişimci Madam C.J. Walker’ın ilham verici hikayesi. Daha ne diyeyim ben. Octavia Spencer’e sevgiler. Yönetmen Nicole Asher, dört bölümden oluşan dizide, cinsiyetçilik, önyargı ve ırkçılık gibi kadının üstesinden gelmek zorunda olduğu çeşitli engellerin altını çiziyor.

Godless (2017) 

Western ruhunu en stil haliyle yaşatan, atmosferinizi değiştiren, akıcı olan güzel bir dizi. Toplam yedi bölümden oluşuyor ve hemen hemen her bölümde de heyecanlı izleyiş sürüyor.

Hollywood (2020) 

Diziye, kendimi çok kaptıramadım ama işin içinde yine Ryan Murphy olduğu için ekleyeyim, paşa gönül kriterinize bırakayım dedim. Toplam yedi bölümden oluşuyor. Dizi, 2. Dünya Savaşı sonrasında geçiyor. Dönem dizisi olması da bir artı tabii.

The Haunting of Hill House (2018)

İzlemeyi çok istiyorum ama korku türü faktörü beni engelliyor. Siz buyrun önden!

Geçmişle şimdiki zaman arasında kalan parçalanmış bir aile; eski evlerinin unutulmaz anılarıyla ve onları o evden uzaklaştıran korkunç olaylarla yüzleşir.

The Last Czars

The Last Czars, trajik kaderi olan büyüleyici bir aile, Rusya’nın son monarşisi olan Romanov ailesinin hikayesine odaklanıyor. Bu belgesel dram, Romanov’un ülke üzerindeki 300 yıllık hanedan egemenliğinin son imparatoru olan Çar II. Nicholas’ın egemenliğine odaklanıyor. Altı bölümden oluşuyor, bazı noktalar kendini tekrar ediyor gibi daha kısa tutulabilirmiş ama insan bir yandan da nefesini tutup izliyor tabii. Bu tarihi hikayeyi “dizi” gibi izlemek ne güzeli, yoksa şu yazıda yer alan dizideki tarihi hatalara bakınca, bazı bölümleri ciddiye almak zor.

Bu dizinin ardından Amazon Prime’da yer alan The Romanoffs isimli diziye bakabilirsiniz. The Last Czars dizisinin devamı gibi.

Alias Grace (2017)

Yazar Margaret Atwood “Nam-ı Diğer Grace” isimli kitabından uyarlanan (sevdiğim bir kitap) dizi Alias Grace, yazarın bir başka uyarlaması olan dizi Handmaid’s Tale kadar olmasa da sevgiyi hak ediyor. Kanada’nın ilk “ünlü katillerinden” biri olan Grace Marks’ın (Sarah Gadon) hayatını konu alıyor.

Dizi aynı zamanda kadınların erkek egemen bir dünyada hayatta kalmak için denemesi gereken tüm yolları ve bu yolların bazılarının nasıl ölümcül olabileceğini gözler önüne seriyor.

Seven Seconds (2018)

Listemde! 15 yaşındaki Afroamerikan bir gencin öldürülmesi, polisin olayı ört bas etmeye çalışması ve gerçekleri ortaya çıkarmak için yapılan girişim.

Dizi toplam 10 bölümden oluşuyor.

Green Frontier (2019)

Listemde! Brezilya ve Kolombiya arasındaki Amazon sınırında geçen dizi, yaşamı yerli halkın bakış açısından anlatıyor. Dört kadının ölümünü araştırmak için Amazon ormanlarına gelen genç bir dedektifin karşılaştığı şeyler arasında şeytani planlar mevcut.

Dizi, sekiz bölümden oluşuyor.

Tales of the City (2019)

Orta yaşlı Mary Ann Singleton, uzun bir aradan sonra San Francisco’ya geri döner ve geride bıraktığı arkadaşlarıyla yeniden bir araya gelir.

Dizi, toplam 10 bölümden oluşuyor.

Be the first to comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir