Sevdiğimiz Yönetmenlerin Netflix Yapımı Filmleri

Yanılmıyorsam, her şey Roma filmiyle başladı.

2018 tarihli film Roma, Netflix orijinal yapımı olarak-platformun tarihinde ilk kez- 91. Akademi Ödüllerinde en fazla Oscar adaylığı elde etti. Alfonso Cuarón (“Gravity”, “Children of Men”, “Y Tu Mamá También”) tarafından yazılan ve yönetilen “Roma”, Oscar için 10 adaylık kazandı.

O döneme kadar, Netflix’in orijinal yapımları arasında hem yönetmeni hem de ödül sezonlarında gürül gürül konuşulan film var mıydı, yok muydu emin değilim. Roma’nın Netflix orijinal yapımı olarak platformun içinde olması önemli bir şeydi bence.

İşte bu listede de; Netflix orijinal yapımı altında izleyebileceğimiz, Alfonso Cuaron gibi kıymetli yönetmenlerin filmlerinden bir derleme yer alıyor.

Bu yazıyı yazarken niyetim; “Netflix yapımı en iyi filmler listesi” yapmak olmadı. Daha çok “bu yönetmenleri, bu isimleri Netflix’te görmek ne güzel” yaklaşımında ilerledim ve dünyanın bu değişimini kendimce yorumlamakla yetindim.

Liste güncellenmeye devam edecek.

Roma / 2018: Alfonso Cuarón

O zaman açılışı Roma filmiyle yapıyorum.

Alfonso Cuarón’un Oscar ödüllü draması, Mexico City’de varlıklı bir aile için çalışan evin yardımcısı Cleo’yu (Yalitza Aparicio) merkez alıyor. Yönetmen Cuarón, seyirciyi Cleo’nun dünyasına çok dokunaklı bir şekilde dahil ediyor ve duygular inip-çıkmaktan bir hal oluyor. Çarpıcıydı!

Filmin; En İyi Yönetmen, En İyi Görüntü Yönetmeni ve Yabancı Dalda En İyi Film kategorisinde kazandığı Oscar’ları mevcut.

Okja / 2017: Bong Joon Ho

Roma’ya, her şey onunla başladı dedim ama Okja’ya da haksızlık yapmayayım. 2017 yılında Netflix’te yayınlanan filmin yönetmeni Bong Joon Ho. Ortalığı yakıp-kavuran Parazit filminin yönetmeni. (ki bence bu film yayınladığı zaman da sevilen pek çok işi olan şahane bir yönetmendi) Yönetmen, o zamanlar-bu benim fikrim elbette- çok daha sınırlı bir kitle tarafından bilindiği için “Bong Joon Ho’nun filmi Netflix’te” afişleri asılmamıştı (doğal olarak).

Film, küçük bir kız ve onun genetiği değiştirilmiş hayvan arkadaşı Okja hakkındaydı. Mija karakteri, Okja’nın ondan götürüleceği ve toplu tüketim için öldürüleceği anı anlamasından sonra çetin bir mücadeleye başlar. Mija, en iyi arkadaşını kurtarmak ve süper domuz programını başlatan Mirando Şirketi’ni ifşa etmek için Seul’e kaçar. Okja, akıcı bir hikayeye sahip ancak yönetmenin en sevdiğim filmlerinden biri olmadı.

Tilda Swinton, Paul Dano, Jake Gyllenhaal filmin oyuncu kadrosunda yer alan isimlerden.

The Ballad Of Buster Scruggs / 2018: Coen Kardeşler

Fargo, The Big Lebowski ve No Country for Old Men gibi son derece popüler ve klasik filmleri yöneten Coen kardeşler (Joel ve Ethan Coen) 2018’de The Ballad of Buster Scruggs’ı yaratmak için Netflix ile iş birliği yaptı.

Altı farklı bölümden oluşan Western türündeki film, deneysel bir yapım.

The Irishman / 2019: Martin Scorsese

Martin Scorsese, yüz yüze tanışmadan, insanlığını çok sevdiğim tek yönetmen galiba. Beğenirim+beğenmem o ayrı ama ne yapsa izlerim.

Robert De Niro, Al Pacino ve Joe Pesci gibi Hollywood tarihinin en büyük ve en klasik isimlerinin yer aldığı Netflix orijinal yapımı The Irishman, suç drama filmi. Martin Scorsese, tüm zamanların en köklü ve en iyi yönetmenlerinden biri. Film, bir suç ailesinin tetikçisi olan kamyon şoförü Frank Sheeran’ın hayat hikayesini odağına alıyor.

Beasts of No Nation / 2015: Cary Joji Fukunaga

No Time to Die (çekilen son James Bond filmi), True Detective (dizi) Jane Eyre, Maniac (Netflix dizisi) gibi yapımların yönetmeni Cary Joji Fukuaga tarafından çekilen savaş filmi Beasts of No Nation, Netflix’in ödüllü ilk filmlerinden biri. Idris Elba’nın başrolünde yer aldığı yapım, Uzodinwa Iwala’nın aynı romanından uyarlama.

Klaus / 2019: Sergio Pablos

Çok az modern Noel filmi, yönetmen Sergio Pablos’un Klaus’u kadar keyif vericidir. Pablos, Despicable Me (Çılgın Hırsız / Minyonlar) animasyonunun yaratıcısı. Dokunaklı anlatımı ve çarpıcı görsel anlatımıyla Klaus, yılbaşı büyüsünü rahat bir şekilde yakalamanızı sağlar.

Marriage Story / 2019: Noah Baumbach

Yazar ve yönetmen Noah Baumbach’ın (Frances Ha, While We’re Young, The Squid and the Whale) bu filmi yayınladığı dönemin en çok konuşulanlarından oldu, şüphe yok. Marriage Story, birçok şeydir: aile hakkında güçlü bir dram, kaybedilen bir aşkın hüzünlü hikayesi, hatta belki yaşanacak sonraki kısımlar hakkında umut verici bir parça. Tabii bir de; Adam Driver ve Scarlett Johansson’ın hırçın bir boşanmadan geçen bir çift olarak en iyi performanslarını gösteriyor.

Duygusal yoğunluğu yüksek, bence izlemesi de kolay değil…

Tam da bu noktada, yönetmenin bir diğer Netflix orijinal yapımı olan The Meyerowitz Stories devreye girsin. 2017 yapımı komedi-drama olan film; Adam Sandler, Ben Stiller, Elizabeth Marvel, Dustin Hoffman, Emma Thompson gibi oyuncu kadrosuna sahip.

Tigertail / 2020: Alan Yang

The Good Place (dizi), Master of None (dizi) gibi başarılı dizilerine yönetmeni ve yapımcısı olan Alan Yang, ilk uzun metrajlı yönetmenlik denemesi için Netflix ile iş birliği yapıyor.

Kuşaklar arası bir drama ama yüz gülümseten yanları da çok. Derinden güçlü güçlü gelen kişisel bir film. Yönetmen Yang’ın bu filmi, göçmen çocuğu olarak yaşadığı deneyimlerine ve babasının daha iyi ekonomik fırsatlar bulmak için Tayvan’dan Bronx’a gelirken yaşadıklarına dayanıyor.

Da 5 Bloods / 2020: Spike Lee

Hem anın içinde hem de zamandan bağımsız bir hikaye.

Vietnam Savaşı’nın sona ermesinin üzerinden 30 yıldan fazla bir süre geçmiş. Netflix orijinal yapımı Da 5 Bloods filminde; Delroy Lindo, Clarke Peters, Norm Lewis ve Isiah Whitlock Jr tarafından canlandırılan dört Afrikalı-Amerikalı veteriner konu alınıyor. Dördü, savaşta geçirdikleri zamanın kalıcı fiziksel ve psikolojik etkileriyle yüzleşir.

The Laundromat / 2019: Steven Soderbergh

Steven Soderbergh, hem Traffic hem de Erin Brockovich filmleriyle aynı yıl iki Oscar adaylığı (En İyi Yönetmen) elde eden biri isim. İki film de hakkaten kalplerde. Ödülü de Traffic filmiyle kazanıyor.

Sonrasında da devamında; Contagion ve kült klasik Ocean filmleri geliyor. 2019 yapımı bu komedi-draması The Laundromat ise Meryl Streep, Antonio Banderas ve Gary Oldman gibi şahane oyuncu kadrosuna sahip. Filmin konusu ise zengin kişiler ve kamu görevlileri hakkında kişisel finansal bilgiler içeren 11,5 milyon gizli belgenin sızdırıldığı 2016 Panama Belgeleri skandalına dayanıyor. Filme bayıldım mı emin değilim!

Yönetmen Soderbergh aynı yıl tekrar Netflix ile çalıştı ve eleştirmenler tarafından The Laundromat’tan çok daha iyi karşılanan bir spor draması olan High Flying Bird’ü yönetti.

Bu listeyi hazırlarken, ayrı bir belgesel listesi de yapmanın heyecanına kapıldım.

22 July / 2018: Paul Greengrass

Netflix tarafından 2018’de yayınlanan 22 July, 2011’de bir gençlik kampında 77 kişinin öldürüldüğü Norveç tarihindeki en kanlı terör saldırısı hakkında biyografik bir dram. Filmin yönetmeni Paul Greengrass ise United 93, The Bourne Supremacy, The Bourne Ultimatum yapımlarını yöneten isim.

Greengrass’ın 2020 yapımı bir Netflix iş birliği daha mevcut. Başrolünde Tom Hanks’ın yer aldığı News of the World.

Our Souls at Night / 2017: Ritesh Batra

Jane Fonda ve Robert Redford uyumunu ve filmin naif + güçlü hikayesini seveyim. Our Souls at Night, ilerleyen yaşlar için çekilmiş aşk hikayelerinin çok daha fazla olması gerektiğinin bir kanıtı.

Peki, Ritesh Batra’yı nereden hatırlıyoruz? 2013 yapımı (2013 olduğuna inanmak çok zor, daha dün gibi) The Lunch Box.

The Hand of God / 2021: Paolo Sorrentino

Gelelim 2021 yapımı filmlere ve bu listeyi hazırlamak için içime ateşi düşüren yapımlara.

Paolo Sorrentino’nun The Hand of God filmini izlerken Fellini’nin 1973 yapımı filmi Amarcord’un enerjisini hissetmemek ne mümkün. 1980’lerde Napoli’de geçen Sorrentino’nun bu son filmi, içine kapanık 17 yaşındaki Fabietto Schiesi’nin hikayesine ve onun aile fertlerine odaklanıyor.

Sorrentino hatırlatması gelsin: Youth (en sevdiğim filmi galiba), The Young Pope, La Grande Bellezza (kalp)…

The Power of the Dog / 2021: Jane Campion

Ay <3

The Power od the Dog, izleyip üzerine düşündükçe beni daha çok etkileyen filmlerden oldu. Film hakkında yazdığım kısa notların linkini ekliyorum.

Yönetmen Jane Campion’un 2009’dan bu yana ilk uzun metrajlı filmi olduğu için de izlemeye değer buluyorum.

Jane Campion hatırlatması: The Piano, Bright Star…

tick, tick…Boom! / 2021: Lin-Manuel Miranda

On parmağında on marifet olan bir oyuncu ve yönetmen Lin-Manuel Miranda’nın son filmi tick, tick…Boom!, izlemekten keyif aldığım yapımlardan oldu.

Film, Broadway müzikallerine ve onları yaratan sanatçılara bir aşk mektubu. Besteci, söz yazarı ve oyun yazarı Jonathan Larson’ın bu otobiyografik filmini izlerken, duygulanmamak mümkün değil!

Lin-Manuel Miranda hatırlatması: Mary Poppins: Sihirli Dadı, Encanto (filmin müziklerinin bestecisi)

Pinocchio / 2022: Guillermo del Toro

Ağla ağla kahrol!

Bir babanın dileği, sihirli bir şekilde tahtadan bir oğlan çocuğuna hayat verir.

Oscar ödüllü film The Shape of Water’ın yönetmeni Guillermo del Toro, eskimeyen bir masalı büyülü bir dünyaya dönüştürüyor.

Be the first to comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir