Son 40 Yılda Çekilen En İyi Yemek Filmleri

Yazarların ve yönetmenlerin, yemek içerikli herhangi bir şeyi tarif etme şekilleri hep hoşuma gitti.

İşte o anlatım şekli, insanın iliklerine kadar geçtiği zaman da olanlar oluyor. Burada ölçüt filmlerin ne kadar iyi olduğu değil, yemeklerin ne kadar güzel anlatıldığı.

Karşınızda son kırk yılda çekilen ve mutlaka izlenmesi gerektiğini düşündüğüm yemek filmleri. Ayrıca şurada; yemek – seyahat kategorisi üzerine çekilmiş ve Netflix Türkiye’de de (başka ülkelerin listesinde olan belgeselleri de görmek isteriz) yayınlanan en sevdiğim belgeseller var. Ona da göz atabilirsiniz.

Üzüm bağlarında geçen en iyi şarap filmleri

Dünyanın en iyi sokak lezzetleri, Netflix Street Food

Son 50 yılda çekilen en sevdiğim seyahat filmleri

Diner, 1982

80’li yılların filmi olan Diner’da 1959’un sonlarında ve yirmili yaşlarının başlarındaki altı adam yetişkinliğe doğru tökezliyor ve sorumlulukları her zaman gittikleri o yerel lokantalarında kaygısız zamanla değişiyor. Diner, yönetmen Barry Levinson’ın “Baltimore Üçlemesi” nin ilk bölümü. Filmin oyuncu kadrosu için bile izlenir. Sayıyorum; Steve Guttenberg, Mickey Rourke, Kevin Bacon, Daniel Stern, Paul Reiser, Tim Daly.

Tampopo, 1985

Tampopo olarak adlandırılan dul bir kadın, mükemmel ramen’i yaratmak için takıntılı bir şekilde çalışır. Tatlı, seksi, gerçeküstü ve ağız sulandıran Tampopo, yemek temalı filmlerin en nefis örneklerinden biri olmaya devam ediyor.

Babette’s Feast, 1987

1987 yapımı, Gabriel Axel tarafından yönetilen Danimarka yapımlı bu film, belki de tüm zamanların en ünlü yemek filmidir. Püresi için sınırsız emek harcayan Babette’nin yaşadığı kasabada gizli bir şef olması ve sonunda becerilerini sergileme şansı elde ettiğinde de, -bir zamanlar Paris’te ünlü bir şefti- Fransız lezzetlerinin masaya gelmesi! Bol yemek kesinlikle. İnsanların aylar hatta yıllar sonra bile hayallerine girecek yemekler mevcut. Tam bir ziyafet.

Mystic Pizza, 1988

Bu filmin enerjisi kesinlikle çok iyi. Türü için tama olarak bir yemek filmi demek zor olsa da; yine de dışarıda bırakılmayı hak etmiyor. Julia Roberts filmde, pizza dükkanında çalışan bir genç olan Daisy’yi canlandırıyor. Ve film boyu tadı dillere destan olan Mystic Pizza’nın da tarifini alıp almayacağımız konusunda yüksek heyecan yaşıyoruz.

Like Water for Chocolate, 1992

Laura Esquival’ın en çok satan romanından yola çıkarak çekilen bu film, kesinlikle büyüleyici tatlar bırakıyor geride. Masalın kahramanı Tita, geleneksel bir Meksikalı ailenin üç kızından en küçüğüdür ve mutfak tezgahının üzerinde doğmuş olması belki de onun kaderini şekillendirmiştir çoktan.

Eat Drink Man Woman, 1994

Ang Lee tarafından yönetilen bu film, mutlaka izlenmesi gerekenlerden, Bu film, her pazar bir ziyafet için buluşan Tayvanlı ailenin hikayesine odaklanıyor. Gerçek bir ziyafete hazır olun.

Big Night, 1996

Ah! En sevdiğim. Kardeşi Secundo (Stanley Tucci) ile birlikte çalıştığı bir İtalyan restoranının yetenekli şefi Primo (Tony Shalhoub) “İyi yemek yemek Tanrı’ya yakın olmaktır” diyor. Ama restoranın işleri pek yolunda gitmiyor, çünkü New Jersey halkı Primo’nun yemeklerdeki hassas dokunuşunu takdir etmiyor. Karşı caddedeki restoranın sahibi Pascal, onlara şöyle diyor: “Bir adam bütün gün işte çalışıyor, tabağına bakmak ve “Bu ne?” diye sormak istemiyor. Tabağına bakmak, bir biftek görmek ve ‘Ben biftek severim’ demek ister. 1996 yapımı bu filmde, iki kardeşin restoranlarını kurtarıp kurtaramayacaklarını leziz bir şekilde izliyoruz.

Chocolat, 2000

2000 yılı ne kadar güzel yapımlarla dolu. Juliette Binoch’un başrolde olduğu film, çikolata ve duygular arasındaki bağlantıyı araştırıyor. Bu araştırma kurulunda Johnny Depp de var. İpucu: İşler zaman zaman seksi bir boyuta taşınıyor.

Mostly Martha, 2001

Bu Alman romantik komedi filmi aslında Catherine Zeta-Jones’un oynadığı No Reservations’ın orijinali. Aslı olduğu için No Reservations’dan çok daha iyi olduğunu düşünüyorum, en azından yeme-içme açısından çok daha bilgilendirici.

Tortilla Soup, 2001

Ekmekleri hazır edin! Martin Naranjo (Hector Elizondo), Los Angelas’ta yaşayan Meksikalı bir ailenin reisi. Şef bir baba ve kızlarının hikayesinin anlatıldığı film, Eat Drink Man Woman yapımından uyarlandı. Martin, uzun zaman önce tat alma yeteneğini kaybetmiş olsa da, hala sevdiklerine inanılmaz derecede lüks yemekler pişirmek ve aile tarzı ritüelde hizmet etmek için yaşıyor. Bu ailenin mutluluk tarifini arayışına ortak olmak için izlemelisiniz.

Fast Food Nation, 2006

Yönetmen Richard Linklater tarafından çekilen bu kurgusal fim, fast food endüstrisinin tehlikeleri hakkında çok da kurgusal olmayan bilgilere dayanıyor. Bu filmi izledikten sonra, yeme-içme tercihlerinizi gözden geçirebilirsiniz, o yüzden gerçeklerle yüzleşmek istediğiniz zaman izleseniz daha iyi olur gibi.

No Reservations, 2007

Aşık olmak için en iyi yer, kesinlikle bir restoran. Bir de bu hikayeye sevimli çocukla, bol tarif ekleyin. Kalbi ısıtan, romantizm dozu yüksek keyifli bir film. Catherine Zeta-Jones, buzlar kraliçesi bir şef, Simon Baker ise cesur karakterli bir şef. İki şef birbirlerinden nefret ediyor, bu da elbette aşık olmaları gerektiği anlamına geliyor.

Waitress, 2007

Tıpkı benim gibi Jenna da (Keri Russell) neredeyse tamamen pasta ile iletişim kuruyor. Çalıştığı restoran için turta yapıyor ve aklında sürekli turtası için yapabileceği eşleşmeler geçiyor. Mutsuz giden evliliğinin içinden, biriktirdiği paralarla kurtulmayı hedeflerken, hamile kaldığını öğrenir…

Ratatouille, 2007

2007 yılında ne kadar da çok yemek temalı film çekmişler. Ratatouille da onlardan biri.Bu filme dair bilmeniz gereken her şey başlıkta: Bir fare var ve sonunda dünyanın en iyi ratatouille’ini pişiriyor. Yerel bir yemek olan ratatouille, Remy (Patton Oswalt tarafından seslendirilen fare) tarafından lezzetli hale gelir, çünkü o çok iyi bir aşçıdır.

Julie & Julia, 2009

Bir başka “en sevdiğim”! Nora Ephron’un filminde iki ana karakter var. Biri kısa ve minyon, diğeri olağanüstü uzun, hoş ışıltılı. Biri yemek yapmayı sever, diğeri yemek pişirirken yaşar. Her ikisi de gerçek insanların hikayesine dayanıyor. Bu ilham verici ve kesinlikle iştah açıcı filmi kaçırmayın.

Cloudy With A Chance Of Meatballs, 2009

Doğal afetlerin yiyecek şeklinde olduğu bir dünyada ne olur? Kesinlikle kıtlık yok ama kaos olur. Kesinlikle çok eğlenceli bir film.

Chef, 2014

Jon Favreau, yemek içerikli işleri gerçekten de ne güzel yapıyor. Bu filmde, şef Carl Casper, restoranının kötü gidişatından sonra food truck işine girmeye karar verir yani kamyonda yemek pişirerek yaşamına devam eder. Sokak yemeği konusunda, adı kısa bir sürede yayılmaya başlar… Robert Downey, Jr. da bu filmde Sofia Vergara ve Scarlett Johansson ile birlikte yer alan isimlerden.

Jon Favreau’nun Netflix’te yer alan Chef Show isimli programına da göz atmayı unutmayın.

The Hundred-Foot Journey, 2014

Fransa’da karşılıklı yer alan iki restoran şiddetli bir rekabet içindedirler. Biri Fransız restoranı, diğeri ise yerel bir Hint restoranı. Yakın zamanda Hindistan’dan taşınan bir göçmen ailesi tarafından yönetiliyor. Kısaca bu filmde her iki cepheden de, lezzetli şeyler ortaya çıkıyor.

Le Chef, 2014

Şef Jacky Bonnot yüksek kaliteli mutfağa takıntılı, ancak istediği gibi bir restoranda iş bulamıyor. Boyacılık işine başlar ve bu iş ona, onun hayranı olduğu şef Alexandre Legarde ile bir araya gelmesini sağlar. Her yemeğin küçük bir hayal gücü olduğunu ve çoğu şef filminde görmediğiniz yaratıcılık hissini Le Chef sunuyor. Ama müthiş bir film demek çok mümkün değil.

Burnt, 2015

Bradley Cooper ve Sienna Miller’ın başrollerini paylaştığı Burnt, ciddi yanı daha yüksek olan yemek temalı yapımlardan. Şef Adam Jones etrafında geçen hikaye; dram, azıcık gerilimli heyecanlı, biraz da iştah açan sahnelerle bezeli. Gerçek hayatta var olan şef Marcus Wareing, filmin menüsünü geliştiren isimlerden. Bol bol gördüğümüz fine-dining tabakların arkasındaki isim oldukça sağlam yani.

Sweat Bean, 2015

Dram yönü daha güçlü olan bu film, yiyecekleri kültürel bir sembol olarak kullanıyor. Yaşlı bir kadın olan Tokue’nin aileden gelen geleneksel fasulye ezmesi tarifi, duyu ve duygularınızı kontrol altına almak için harekete geçiyor.

Sausage Party, 2016

Seth Rogen’in seslendirdiği karakter de dahil olmak üzere Sosis ana karakterlerin hepsi yiyecek. Sosisli çörek, sosisli sandviç… Bu şehvetli animasyon komedisinde, büyük bir süpermarketin koridorlarında varoluşsal bir maceraya atılan sosisleri görüyoruz!

Be the first to comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir