İlk Kez Cruise Turu Yapacaklara Öneriler | Vizesiz Yunan Adaları

“Ah! O gemide ben de olsaydım.”

Evet, gemi içerikli bir yazıya başlıyor olduğumu, en iyi yukarıdaki cümle özetleyecekti elbette ki.

Yaz tatili planları yapmaya başlayanlar ve sezon sonuna doğru bir kaçamak planlayanlar için cruise gemi turu seyahatimin notlarını paylaşıyorum.

Gel, En Güzel Yunan Adaları Burada: Patmos

♦ İlk Kez Schengen Vize Başvurusunda Bulunacaklara Öneriler

Mavi bir yolculuğa hazır mısınız? Kruvaziyer turizmine kendinizi teslim etmeye karar verdikten sonra ilk iş rota belirlemeye kalıyor gibi.

Cruise mevzusu, adını Yunan adaları ile özdeşleştirmiş gibi görünse de siz diğer cezbedici rotalara da bakmayı ihmal etmeyin. Mesela Karayipler’e ne dersiniz? Ya da Baltık Başkentleri’ne.

Benim aklımdan bir nehir turu da geçmiyor değil.

Neyse, buna Cruise şirketinizi seçtikten sonra karar verebilirsiniz. Ama eğer aklınızda bir rota varsa ve bu plan da Yunan adalarından oluşuyorsa, önerilerim bu noktada belki işinize daha çok yarar.

Vizesiz Yunan Adaları Gemi Turu

Yukarıda da bahsettiğim gibi nisan ayının ortalarında Celestyal Cruises ile 4-4,5 gün süren bir Yunan adaları turu gerçekleştirdim.

Bu tur kapsamında Patmos, Rodos, Girit, Santorini, Atina ve Mikonos yer alıyordu. Yıldızlar ekibi gerçekten de. Bu güzergahı size de tavsiye ederim. Deniz, güneş ve tarih için oldukça ideal bu bir tur.

→ Olayın güzelliği vizesiz seçeneği ile de Yunan adaları turu yapıyor olmak. Pasaportunuzla vizeniz olmadan da çıkabileceğiniz bu yolculuk, aylar öncesinden plan yapamayanlar için ideal bence.

→ Hazır evden çıkmışken birden fazla adayı keşfetmek işin diğer güzel yanlarından. Bavul aç-kapa derdi  ortadan kalktı bile.

→ Cümlenin içinde tur kelimesi geçen hiç bir şeye dahil olmak istemeyenlere de uygun mudur? İşte benim de bu noktada endişelerim vardı.

Eğer buradaki amaç gemi yolculuğunu deneyimlemek ve gerçekten de Yunan adalarına doymaksa; tur kelimesine takılmamanızı tavsiye ederim. Neticede adaya indikten sonra kafanıza göre takılma evresi başlıyor.

Gemideki kabinim 🙂

→ Kaç günlük bir gemi turu tercih edilmeli? 

Benim yaşadığım dört günlük bir programdı. Oldukça yoğundu da! Evet, ilk başta baya keyifli geliyor kulağa, bir dünya ada görme fikri ama tura başladıkça biraz yorgunluk da baş gösteriyor. O yüzden benim tavsiyem; adalarda bir gece konaklamanın yer aldığı 7-8 günlük turlara bakmanızdan yana olacak.

İstanbul kalkışlı bir gemi turu bulunmamakta ne yazık ki. Birkaç yıl öncesine kadar yolculuğa Karaköy’den başlanıyordu ne güzel. Şimdi ise kalkışlar; Kuşadası ve bir de emin olmamakla birlikte Çeşme.

Tabii, bu Kuşadası kalkışlı turlar Yunan adaları için geçerli. Akdeniz turu düşünüyorsanız da; mesela istikamet önce hooop İtalya ya da İspanya.

Güvertede yürürken rüzgara teslim olmamak ne mümkün.

→ Gemide sizi neler bekliyor? 

Ooo neler neler!

Öncelikle gemilerde hala 90’lı yıllarda kalmış insan kitlesi görmek mümkün. Gözler Doğu Ekspresi’nde yolculuk yapan kitleyi arıyor bi’.

Neyse! Bence bu noktada gemiye ve geminin size sunduğu aktivitelere odaklanmamak (Spa hariç tabii :)) lazım diye  düşünüyorum. Uçak ya da otobüs gibi işte o da bir ulaşım aracı bir yerde. Fazlası ise aynı zamanda Antalya’daki yıldızlı otellerden biri benim gözümde.

Her şey dahil olanlardan. Burada da devreye gemideki kalabalık nüfus giriyor. Sabah kahvaltısı ve akşam yemekleri için geçerli gerçi o da.

Amaç; gemiye olan bakış açısını adalara çevirmek olmalı sanki. En azından benim için öyleydi.

Karaya ayak bastığınız anlar, gemide geçireceğiniz zamandan daha fazla olduğu için gemideki boş zamanlar da güneş, kitap, arada yemek, güvertede tatlı bir şezlong üzerinde boş boş denize bakmacılıkla geçebilir. Gemideki, her gün yenilenen içerik programına da kaptırabilirsiniz tabii kendinizi, tercih meselesi. Mesela Yunanca kursuna dahil olunabilir.

→ Gemi minibüsçülük yapmıyor. Yani “Ben Atina’da inmek istiyorum, sağa çeker misiniz?” diye bir durum söz konusu değil. Cruise’da “Ben, seni aldığım yere bırakayım, içim rahat etsin.” mantığı esas.

→ Gemi için de Duty Free mevcut.

Yes frappe!

→ Merhaba Adalar!

Bence dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de adalardan gemiye dönüş saatine oldukça dikkat etme kısmı. burada dakik olmanız gerekiyor işte. “Dur, şurada da bir fotoğraf çekileyim” derken, gemiye uzaktan el sallmak durumunda kalabilirsiniz.

Bir de, gemiye binerken pasaportunuzu gemiye teslim ediyorsunuz, onlar da size bir kart veriyorlar. Bu kart sizin her şeyiniz. Oda kartınız, pasaportunuz, canınız ciğeriniz. Ona sahip çıkın, emi 🙂

Not: İsterseniz ekstradan ada turu da satın alabilirsiniz. Ama o rehberli kara turunu satın alan diğer kişilerle de birlikte dolaşacağınız da unutmayın.

→ Gemi turunun en güzel yanı; adalarda güzel vakit geçirmek dışında başka bir şey düşünmüyorsunuz. Kaptan sağ olsun, sabah gözünüzü açıyorsunuz hopp Rodos’tasınız. Odalar da günde iki kez temizleniyor.

→ Gemi çok mu sallanıyor, midem bulanır mı?

“Aaa yok asla sallandığını hissetmiyorsunuz.” diyemem ama o ufak sallantıların da sizi rahatsız edeceğini düşünmüyorum.

→ İnternet? 

İşte en kritik konu. Wifi biraz sıkıntılı bir konu, özellikle de kabinlerde. Mesela benim gemi turundaki gemide asansör yanlarında müthiş çekiyordu. Bence Wifi için ücret ödemeyin. Adalarda neredeyse her kafede wifi mevcut, acil bir şey yoksa o şekilde halledebilirsiniz.

→ Kabin seçimi?

İç mi dış mı yoksa balkonlu mu? İç kabinde pencere yok, dış kabinde var ama pencereyi açmak mümkün değil. Balkonlu odalar candır. Artık kesenize göre.

 

→ Hangi şirket?

Ben Yunan adaları turunu Celestyal Cruises ile gerçekleştirdim. Gayet de olması gerektiği gibiydi her şey. Aslında olay şirketi seçtikten sonrasında da devam ediyor. Mesela şirketin hangi gemisiyle yola çıkacaksınız, bu önemli bir detay bence. Kapasitesi çok daha büyük olan ya da her şeyiyle yenilenmiş bir gemiyle yola çıkmak gibi… O yüzden mesele gemi şirketlerinin sitesinde gemilerini anlatan kısımlara da göz atmanızı tavsiye ederim.

Bir de 2017 yılında MSC ile yolculuğa çıkmadan, geminin suya açılış töreni öncesinde, 3 gün boyunca gemiyi deneyimleme fırsatı bulmuştum. Her şeyiyle yepyeni ve oldukça lüks bir deneyim sunan bu gemiye ilk başta vurulmuştum mesela. Ama  Celestyal ile de bir deneyim yaşadıktan sonra amaç gerçekten yeni yerleri görme hissi oluyor. Geminin o insana sürekli bir şeyler sunma heyecanı ikinci günde bitiyor galiba. O yüzden oda ve kişisel rahatlık noktalarınızı düşünüp bir şirket seçin sadece derim. Lüks olsun, odamdan bilmem ne görünsün gibi detaylara girmeyin 🙂

 

Kesenize hangisi hitap ediyorsa, günün sonunda bu uluslararası şirketlerden biri sizi memnun edecektir.

 

→ Gemi turu çocuklu aileler için uygun mu?

Gözlemlediğim kadarıyla bence gayet uygun. Gemideki çocuk oyun odaları başta olmak üzere, çocuklar için keyifli zaman geçirebilecekleri pek çok nokta mevcut. Hem yeni adalarla tanışmak küçük zihinlere ne güzel olur.

Son not: Gemi turuna karar vermeden önce gerçekten de kişisel seyahat tercihlerinizi güzel güzel gözünüzün önünden geçirin. Olayı sadece Yunana adalarıyla da kısıtlamamak gerek. Bence gemi turu mevzusu gayet mantıklı bir şey ama biraz da kalabalık ihtimali yüksek olduğu gemi kitlesiyle de ilgili olayın rengi. Hemen hemen her tatilde de sorunlar çıkabileceğini unutmamak gerek tabi. Her şeyi de gemi yolculuğuna bağlamamak gerek. 🙂

Aklıma gelen pek çok noktayı yazmaya çalıştım. Sormak istediğiniz bir şey olursa da aşağıya yorum olarak yazabilir ya da instagram’dan mesaj atabilirsiniz.

İlk Kez Cruise Turu Yapacaklara Öneriler | Vizesiz Yunan Adaları

 

 

Be the first to comment

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir